İstanbul’da Trafik
Günaydın, bu sabah sizlerle paylaÅŸmak istediÄŸim bir konu var. Aslında hepimizin her gün, her sabah ve her akÅŸam yaÅŸadığı bir çile bu.Benim Ortaköy-İkitelli-GaziosmanpaÅŸa güzergahında yaÅŸadığım bir zaman dilimi. Ne yazık ki herkes benim kadar ÅŸanlı olamayabiliyor ve yanlarında ‘kendi’ Emine’leri bulunmayabiliyor. Ya da benim yanımda Eminem olmayabiliyor. Sonuçta, bu saygısızlıklar yumağı ile her gün iç içe yaşıyoruz. Hepinizin tahmin edebileceÄŸi gibi paylaÅŸmak istediÄŸim konu trafik. İstanbul’da trafik !
Evet biliyoruz bize bunları tekrar neden anlatıyorsun ki dediğinizi duyar gibiyim.Olsun, belki biraz rahatlarım. Hem de size trafikte nasıl sakin olabileceğinizi anlatırım. Haydi, trafikte karşılaştığımız iki ayaklı organizmaları sınıflandırmaya başlayalım öyleyse.
Öncelikle, tüm organizma çeşitleri aynı familyadan gelmekte.Hal böyle olunca bir çok ortak yönleri bulunmakta.En önemli ortak noktaları:
- Araçları kendilerine ait değildir.
- Araçları onlar için önemli değildir.
- Araçlarında çizilmedik,ezilmedik, vurulmadık yer yoktur.
Bu belirgin özelliklerle beraber ,hepsinin vücut geliÅŸimleri normal hatta normalin üzerinde. Mükemmel denebilecek ÅŸekildedir. Hepsi bizlere, evet evet bizlere benzemektedir. Fakat fiziksel geliÅŸimini bu kadar düzgün tamamlamış bu organizmaların beyin fonksiyonları trafik ortamında iflas! etmektedir.Familyamızın adı: Önde Gidenus Hayvanus. Evet artık türleri incelemeye hazırız…
Fiat’ın ürettiÄŸi küçük bir arabadır. Özellikle ÅŸehir içi ulaşım için hem küçüklük olarak hem de yakıt tüketimi olarak idealdir.
Önde Gidenus Hayvanus Otobusus: Otobüs şöförü olarak tabir ettiğimiz kişilerdir. Genelde trafik içerisinde koca cüsseli araçları kullanırlar. Kullandıkları araçları, nam-ı diğer otobüslerini küçük bir Fiat Uno edasıyla kullanmaları ile kendilerini tamamen ele verirler. Karakteristik özellikleri:
- Yol üzerinde nereden gittiğini bilememe. Bir sağ bir sol şeride dengesizce girip çıkma.
- Duraklardan lönk! diye yola çıkma. Solunda yol varmış, yokmuş. Bu yoldan araba geçebilirmiş hiç düşünmeme.
- Çok kıvrak bir yapıya sahip olan otobüslerini, aynı kıvraklıkla kullanabilme!
- Bir aracın dibine girip yarım metreden o narin otobüsleriyle takip etme.
- Bu takip esnasında, mütemadiyen sellektör yapma.
- Yol verilip sizi geçtikten sonra elli metre ilerideki duraktan yolcu almak için durma.
- Yolcuyu aldıktan sonra yukarıda da bahsettiğim gibi aynı kıvraklıkla sizin üzerinize sol şeride çıkma.
Özellikler arttırılabilir.
Bu familyadan gelen çok nadir türler de vardır. Nazikus Otobus Şöförus türü buna en güzel örnektir. Bu türlerde yukarıda anlatılan özelliklere çok nadir durumlarda rastlanmaktadır. Bu durum da diğer türlerin yoğun baskısı sonucunda ortaya çıkabilmektedir.
Önde Gidenus Dangalakus Minibus: Hayvanus Otobusus türüne benzer özellikler sergilerler. Bir çok ortak yönleri vardır. Farklılaştıkları en önemli nokta cüsselerinin Hayvanus Otobusus türüne göre daha ufak olması ve yeterince dengesiz olmalarıdır..Karakteristik özellikleri:
- Araçlarını bir kaplumbağa edasıyla kullanmaları. Arkalarında yüz metre kuyruk olsa bile aynı karalılık ve istikrarla duruyormuşçasına hereket edebilmeleri.
- Biraz önceki kaplumbağa kendileri değilmiş gibi yolcusu varken veya başka bir Dangalakus Minibus türüne ait organizmayı geçmek isterken ışık hızına yakın hareket edebilmeleri.
- Sokak, cadde, geçit,yol ! Her türlü yerde yolcu bekleyebilmeleri. Bekledikleri yerde yolu tıkamaları ve yolu tıkayan sizmişçesine pişkin olabilmeleri.
- Yolcuları yokken bir çok zaman, yolcu toplayabilmek için onbeşer dakikalık molalar verebilmeleri. Harekete geçtikleri zaman, halen yolcuları tam değilse yine yine yine ! kaplumbağa gibi hareket etmeleri. Yolcu varken binilmesi tavsiye olunur !
- Yolcuları varken Ferrari Testarossa edasıyla ilerlemeleri, hız sınırlarını aşmaları ile ünlüdür. Eğer böbrek vs. taş dökmek istiyoranız ideal. Eğer çocuğunuzu düşürmek istiyorsanız yine ideal ! Yolcu yokken binilmesi tavsiye olunur !
Bu türün iyi huylu varyasyonları ne yazık ki yok denecek kadar azdır.
İtalyanca “Kırmızı Kafa” manasına gelen, “Testarossa” modeli Pininfarina tarafından 1984 yılında Ferrari’ye ve dünya otomotiv dünyasına kazandırıldı.
Orijinal olarak Testarossa ilk olarak 250 TR modeli idi (TR = Testa Rossa) , ilk olarak 1957′de sunulmasına raÄŸmen sadece 2 yıl otomotiv dünyası marketine dayanabildi. 250 GT modelini baz alan bu model bir çok geliÅŸtirme ile V12 motor , 240 - 300 beygir gücü aralığında güç saÄŸlayabiliyordu. 1958 Le Mans yarışını kazanarak Ferrari’nin gurur kaynağı oldu.
Önde Gidenus Angutus Servisus: Cüsseleri ve dengesizlikleri ile Dangalakus Minubus türüne çok benzerler. En önemli farkları genellikle kamplumbağa hızıyla hareket etmemeleri bilakis mümkünse hiç durmamalarıdır ! Karakteristik özellikleri:
- Trafik içerisinde sağa sola çok fazla girip çıkarlar.
- Kafalarını gözlerini kamikaze edasıyla yola sokarlar. Sizin geldiğiniz yol, hız onlar için hiç önemli değildir.
- Herhangi bir yerde, herhangi bir zaman lönk! diye yolcu almak için durabilirler.Bu özellikleriyle Dangalakus Minubus türüne çok benzerler.
Sevindirici bir şekilde bu türün iyi huylu varyasyonları bulunmaktadır. Koruma altına alınmaları gerektiğini düşünüyorum.
Önde Gidenus Şumaaherus Ticari Aracus: Araçları diğer tür mensuplarına göre daha küçük ve güçlüdür. Bu farklılıkları nedeniyle araçları nispeten çabuk hızlanabilir ve daha yüksek hızlara ulaşabilir. Karakteristik Özellikleri:
- Doblo,dublo,partner vs. şekilde gördüğünüz küçük araçlardır.
- Hayvanus Otobusus türüne benzer şekilde arkadan dibinize girerek sellektör yaparak giderler.
- F1 Pilotu edasıyla dolaşırlar.
- Çok hızlı giderler.
- Ani dururlar.
- Ani kalkarlar.
- Ani çıkarlar.
- Ani girerler.
Mümkünse yaklaşmayın.
Önde Gidenus Angutus Kartalus (Torosus ) : Şumaaherus Ticari Aracus türüne benzer davranışlar sergilemektedirler.
- Onlar da hızlıdır.
- Onlar da ani durur.
- Onlar da ani kalkar.
- Onlar da ani çıkar.
- Onlar da ani girerler.
- Araçları Eminönü Polonya pazarını andırır. Her türlü abuk sabuk bir işe yaramaz süsü, aleti edevatı araç üzerinde sağında solunda berisinde görebilirsiniz.
- İlginç kornaları bulunan türleri de vardır.
- Egsoz gazları pis kokar. Muhtemelen araçlarını vejeteryan yaparak LPG kullanmalarından kaynaklanmaktadır.
-Tümüne yakını LPG kullanır.
- Delikanlıdırlar.
- Pasiflora FM ( İlaç Gibi radyo :) ) dinlerler.
Sonuç ve Öneriler
Kendinizi Midtown Madness oyununun içinde hissetmenizi saÄŸlayan bu organizmalardan hayatın bir oyun olmamasından mütevellit uzak durun. Mümkünse yaklaÅŸmayın. YaklaÅŸana iyi gözle bakmayın. YaklaÅŸmak zorunda kalırsanız dalaÅŸmayın. Dalaşırsanız bulaÅŸmayın…
Ruh saÄŸlığınız için, bu ÅŸekilde davranmanızı salik veririm. Aksi durumda toplum içinde saÄŸlıklı bir fert olarak dolaÅŸma olasılığınız, sinirlerinizin elastisite modülüne göre (bir nevi esneklik. Mühendisim ya oradan biliyorum :) ) farklılık gösterecektir. Ancak eninde sonunda kontrolünü kaybetmiÅŸ biri olarak aramıza geri döneceksinizdir. Bu kontrolünü kaybetme durumu halk dilinde, motorun su kaynatması, motorun meme yapması,kafayı bozma, cıvatayı sıyırma, A.G.D. gibi çok deÄŸiÅŸik ÅŸekillerde ifade edilir ki aman diyeyim ben size A.G.D.’den uzak olalım. A.G.D. nedir derseniz? E herÅŸeyi de ben mi anlatayım yav..
Fiat’ın ürettiÄŸi küçük bir arabadır. Özellikle ÅŸehir içi ulaşım için hem küçüklük olarak hem de yakıt tüketimi olarak idealdir.
İtalyanca “Kırmızı Kafa” manasına gelen, “Testarossa” modeli Pininfarina tarafından 1984 yılında Ferrari’ye ve dünya otomotiv dünyasına kazandırıldı.