Datça Yolları Taştan - I
Herkese merhaba,
Uzun bir aradan sonra tatile çıkmanın sevincini ve huzurunu idrak etmekteyiz :) Arkadaşlar tatil çok güzel bir şey. Kısa da olsa güzel. Herkese tavsiye edilir.
Åžimdi gelelim bu yazının baÅŸlığına “Datça Yolları”. Datça yolları gerçekten yol !! 16 saatçik bir yolculuk. Hal böyle olunca yolculuk öncesi baÅŸarabilirim ÅŸeklinde iyi bir konsantre olmanız gerekiyor. Böyle saaaÄŸlam, dirençli olmanız, üç yumurtayı sütle çırpıp yola çıkmanız laaazım.Biz de öyle yaptık. 23 Temmuz Pazar günü saat 18:00′de 1-2 numaralı koltuklarımızda yerimizi aldık.
Tam olarak olmasa da, ‘raaakibimizi iyi biliyoruz, iyi hazırlandık, hocamızın yüzünü kara çıkarmayacağız’ ÅŸeklinde konuÅŸan bir futbolcu psikolojisine sahiptik. Raaakibimizi iyi biliyorduk :D Yol ! Çok çetin koÅŸullarda gidecektik. Uyku, hareketsizlik, çaysızlık ve en önemlisi helaaa :) Ancak yılmadık. Gelelim fasülyenin faydalarına, yola çıkıyoruz haydi..
Evet ilk durağımız Ataşehir tesisleri. Ataşehir de küçük bir moladan sonra istikamet Feribot, oradan Yalova ve Bursa. Tabi bu yollar öyle hop deyince gidilmiyor. Benim üzerimde süreki bir stres. Yav bi dur. Sakin otur. Yok! Neden mi? Anlatayım. Arkadaş ben nam-ı diğer Ömür sürekli tuvalete giden bir karakterim. Benim sürekli bi şekilde su dökmem gerekir. Ama nasıl ? Otobüstesin yav ! Nereye yapacan. Pardon muavin bey pet şişeniz var mıydı diyecen. Diyemedik tabi :) Ben de bir düşüncedir gidiyo. Acaba kaç mola verir? Nasıl olur? Onbeş saat falan. Yok be o kadar da uzun değil aslında şeklinde bünyeyi kandırmaya çalışma falan derken anladım kiii hepsi yalan :) Küllüyen yalan. Yav bir otobos en az 30 dakikadan ki çoğu 45 dakikaydı, 20 tane mola verir mi yav ! Vermez değil mi? Olay şöyle gerçekleşiyor. Biz yola çıkıyoruz. Daha çok afedersiniz kıçımız koltuğa alışmadan mola. Haydaa, ben işi garantiye alacam ya her mola da in 75 ykr ver helaya gir. Heladan çık. Yani neymiş hela mela kafaya taakmayacan. Rahat olacan ya. Nasıl olsa istemediğin kadar çok mola veriliyor.
Åžimdi bu molalar çok enteresan aynı zamanda, Emine genellikle uyuyor ben de yolu seyrediyorum. Bursa’da kalmıştık. Oradan Karacabey ki annemin memleketidir. Karacabey’den de KemalpaÅŸa ve Susuruk’a vardık. Türker tesisleri. Bilenler bilir afedersiniz hayvan gibin bi yer. Höh. Bi uçtan bi uca bakınca anca gözüküyor. Yine bir mola verdik. Soluma baktım Emine uyuyor. Zaten yolun başından beri çok rahat. Hela sorunu yok. Uyuyayım uyuyayım deyip duruyor. Dedim rahatsız etmeyeyim kızcağızı ben haber verip hemen gidip geleyim. Bakın insanlık ben de deÄŸil mi? Tamam dedi. Herkesle beraber ben de çıktım. İşimi gördüm. Şöyle saÄŸa sola bakınıp otobüse gidecekken ki hala iyi niyetliyim hedef, otobüs. Benim canım çay çekti. Hadi be dedim. Hadi ! Al bi çay ya ne olacak. İki dakkada içer dönersin. Aldım. Sen, ben zaten hızlı hızlı içiyorum aÄŸzım yanıyor. Kafamı kaldırmamla Emine’yi tepemde bana ters ters bakarken bulmam bir oldu :) Anladım ki pek iyi bir ÅŸey yapmamışım :D. Emine’ye de aldım bi çay içtik beraber. Åžimdi iÅŸin aslı neymiÅŸ? Emine otobüste tek başına kalınca şöför uyarmış. Tek başınasınız çantanız açıkta dikkat edin ÅŸeklinde. O da korkmuÅŸ. Korkarken üzerine benim ! bırakmış olduÄŸum suyu dökmüş falan. Olsun iyi. İyi iyi :)
Devam edecek..

