Temel ve Japon
tutmuÅŸ:
“Var mı? Aranızda delikanlı? Varsa? Çıksın dışarı…”
TEMEL
kapıya doğru yürümüş,
“Çıkıyorum ulan! Görelim bakalım erkekliÄŸini.. .”
Birkaç dakika sonra, TEMEL ağzı-burnu dağılmış bir vaziyette, kahveye geri
dönmüş…
PeÅŸinden de, JAPON kasılarak içeri girmiÅŸ ve kahvedekilere TEMEL’i
göstererek:
“Ona, ‘Toyokumi’ ustanın, ‘Katakori’ tekniÄŸiyle vurdum.”
Ertesi gün JAPON yine gelmiş. Yine meydan okuma.
Yine TEMEL’ den rest. Ve
birkaç dakika sonra kapıda yine,
ağzı-burnu dağılmış bir TEMEL.
Ve
peşinden kasılarak yaptığı oyunu açıklayan JAPON:
“Ona, ‘Kuyotomi’ ustanın,
‘Kihotomi’ tekniÄŸiyle vurdum.”
Ertesi gün yine aynı hikaye.
Dayak yemekten ayakta duramaz
hale gelmiş TEMEL ve hergün değişik bir stil kullanan JAPON :
“Ona,
‘Toyohama’ ustanın, ‘Kimanto’ tekniÄŸiyle vurdum.”
vurdum.”
………… . deerken,
Bu böyle bir hafta devam etmiş.
Ve
sekizinci gün! JAPON yine kahveye gelip, yine herkese kafa tutmuş.
JAPON’ un
restini gören yine TEMEL olmuÅŸ tabii…Herkes aman TEMEL Ne yapıyorsun yeter
artık falan, ama TEMEL dinlememiş kimseyi ve
çıkmışlar…Birkaç dakika
sonra, herkes yine suratı dağılmış bir TEMEL beklerken,
Bu kez JAPON,
ağız-burun dağılmış, hoşaf! Kanlar içinde kapı da belirmiş?
JAPON’ u
göstererek:
”Ona, ‘Toyota’ nın ‘Krikosuyla’ vurdum” demiÅŸ…
