Beşiktaş tarih yazdı..
Söylenecek pek çok ÅŸey var. Yazık oldu.. BeÅŸiktaÅŸ Futbol Kulübünü bu hale getirenler umarım aklı selim düşünmeye baÅŸlarlar. Süleyman Seba’yı örnek almak şöyle dursun yönetimde tanıyan yok sanırım.
Hafta sonu oynanan Fenerbahçe - BeÅŸiktaÅŸ maçından sonra BeÅŸiktaÅŸ kulubü olabilecekler hakkında ipuçları vermiÅŸti ancak ne sporcular ne de medya bunun farkına varamayıp (ya da varıp) geride kalmış bir maç üzerinde yoÄŸunlaÅŸmaya devam ettiler. PAF takımı ile devam etme isteÄŸi vs aldı başını gitti. Sonunda da 8-0 gibi bir hezimet yaÅŸadık. Liverpool’un 30 ÅŸutuna karşı sadece 4 ÅŸutla cevap verebildik ve bu 4 ÅŸutun da sadece 1 tanesi çerçeveyi buldu. Bu mudur ? Türk futbolu bu mudur? Evet maÄŸalesef budur. Hala bu ülkede cımbızla ayıklanarak yazdığımız destanlar ! anlatılmaya devam ederse, eÄŸer maç içerisinde rakip takımla ilgili öndeysek ‘ezdik’, gerideysek ‘dünya devi ancak bu kadar’ ÅŸeklinde tutarsız maç anlatımları yapılmaya devam ederse, hala Galatasaray’ın UEFA kupasını alması, Türkiye’nin dünya üçüncülüğü konuÅŸulursa, en önemlisi gücümüzü bilinmezse nasıl ilerleriz. DoÄŸru, dürüst, sözde deÄŸil özde centilmen olmadan ne yapabilirz.. Sadece futbol ile ilgilenmeden nasıl ilerleriz.
Trafik beşeri hayatın aynası gibidir. Trafikte yaşanan saygısızlıkların, bir araba öne geçmek için yapılan terbiyesizliklerin, sadece ben diyen zihniyetin bir diğeri de futbolda mağalesef. Eğer doğru olmazsak, hedefe gitmek için adımlar atmazsak ne yapabiliriz. Hep haklı olan biziz. Türkiye-Macaristan maçı sonrası kaç kişi çıkıp haksız şekilde yendik, aslında hakkımız değildi dedi. Tam tersinin bizim başımıza Türkiye’nin, Fenerbahçe’nin, Galatasaray’ın, Beşiktaş’ın başına geldiğini düşünün. Neler olabilirdi. Neler olurdu. İşimize bakmalıyız. Önümüze, hedefe bakmalıyız. Çıkan engellere takılmamalıyız. Hedefe ulaşmak için ne gerekiyorsa düzgün bir şekilde çalışmalıyız. Sadece kendimiz için değil, tüm olaylara karşı adil olmalıyız.
Futbol bizim için her şeyden önemli olursa, bizim yaşam biçimimiz olursa nasıl ilerleriz. Bu bir eğlencedir. Yenmek de vardır yenilmekte. Bu iş ciddidir. Ama bu kadar da değil. Hani son günlerde bir reklam dönüyor. Çok Abarttık! Hamurunu kabarttık diye. Bu işi bu kadar abartmamalıyız. İnsanlar çoluk çocuklarıyla bu kadar ilgileniyorlar mı acaba? Eşinin, çocuğunun, annesinin, babasının, kardeşinin yüzüne bakıyorlar mı? Futbolla ilgilendikleri kadar ilgileniyorlar mı? İlgilenenler için ne mutlu bir hayat. Çünkü hayat futbol değildir.

