Emine Gönül Ertanış

Bir tanem Emineme...

Seyfi Çavuş

Ömür - 11:27 am Çarşamba, Ekim 18, 2006

  • Hikayeler

Seyfi Çavuş
Mart 1921 İnönü Ovası İnsanın İflahını kesen buz gibi bozkır ayazında Ethem Çavuş’un sırtı üşüyor, avuçları ise kızgın mermi kovanlarına çıplak elle dokunduğu için alev alev yanıyordu. Top atışı on sekiz saattir durmaksızın sürüyordu. Ethem Çavuş, 75 mm’lik topu durmaksızın dolduruyor, her seferinde besmele çekip keşif kolundan bildirilen menzillere kıyamet yağdırıyordu. 
(Devamı …)

İdarecilik Sanatı

Ömür - 10:03 am Perşembe, Temmuz 13, 2006

  • Hikayeler

İdarecilik Sanatı

Büyük Amerikan imalat fabrikalarından birinin yönetim kurulu üyeleri
kâr ve zarar hesaplarını incelerken, fabrika müdürünün aylığına takılmışlar ve
bunu bir hayli indirmek kabil olacağını düşünmüşler. İçlerinden iki kişi
seçerek fabrika müdürü denen bu adamın neler yaptığını bir görmelerini ve ondan sonra bu konuda karar verilmesini kabul etmişler. (Devamı …)

Padişah ve İhtiyar

Ömür - 8:53 am Perşembe, Haziran 22, 2006

  • Hikayeler

PadişahÇok soğuk bir kış günü padişah, tebdil’i kıyafet gezmeye karar vermiş. Yanına başvezirini alıp yola çıkmış. Bir dere kenarında çalışan yaşlı bir adam görmüşler.
Adam elindeki derileri suya sokup, döverek tabaklıyormuş. Padişah, ihtiyarı selamlamış.
” Selamünaleyküm ey pir’i fani…”
” Aleykümselam ey serdar’i cihan…” Padişah sormuş.
” Altılarda ne yaptın ?”
” Altıya alti katmayınca, otuz ikiye yetmiyor…” Padişah gene sormuş.
” Geceleri kalkmadın mi ?”
” Kalktık. Lakin, ellere yaradı.” Padişah gülmüş.
” Bir kaz göndersem yolar mısın ?”
” Hem de ciyaklatmadan…”
(Devamı …)

Azim

Ömür - 9:13 am Çarşamba, Haziran 21, 2006

  • Hikayeler

International Karate - C64Japon çocuğun tek hayali çok ünlü bir karateci olmaktı. Fakat
ailesi buna izin vermezdi. Bir gün talihsiz bir kaza sonucu çocuk sol kolunu
kaybetti.Ailesi çocuğun moralinin çok kötü olduğunu görünce ona bir karate hocası tuttu. Hoca ilk dersinde çocuğa karsısındakini sağ koluyla tutup üstünden savurmayı gösterdi. Hatta ikinci, üçüncü ve sonraki bütün derslerde hep ayni hareketi yapıyorlardı.
(Devamı …)

Bir Küçük Tebessüm

Ömür - 4:37 pm Pazartesi, Haziran 19, 2006

  • Hikayeler

Tebessüm

Küçük kız, hüzünlü bir yabancıya gülümsedi. Bu gülümseme adamın kendisini daha iyi hissetmesine sebep oldu. Bu hava içinde yakın geçmişte kendisine yardım eden bir dosta teşekkür etmediğini hatırladı. Hemen bir not yazdı, yolladı. Arkadaşı bu teşekkürden o kadar keyiflendi ki, her öğlen yemek yediği lokantada garson kıza yüklü bir bahşiş bıraktı. Garson kız ilk defa böyle bir bahşiş alıyordu. Aksam eve giderken, kazandığı paranın bir parçasını her zaman köşe basında oturan fakir adamın şapkasına bıraktı. Adam öyle ama öyle minnettar oldu ki. İki gündür boğazından aşağı lokma geçmemişti. Karnını ilk defa doyurduktan sonra, bir apartman bodrumundaki tek odasının yolunu ıslık çalarak tuttu. Öyle neşeliydi ki, bir saçak altında titresen köpek yavrusunu görünce, kucağına alıverdi. Küçük köpek gecenin soğuğundan kurtulduğu için mutluydu. Sıcak odada sabaha kadar koşuşturdu. Gece yarısından sonra apartmanı dumanlar sardı. Bir yangın başlıyordu. Dumanı koklayan köpek öyle bir havlamaya başladı ki, önce fakir adam uyandı, sonra bütün apartman halkı. Anneler, babalar dumandan boğulmak üzere olan yavrularını kucaklayıp, ölümden kurtardılar.

Bütün bunların hepsi, beş kuruşluk bile maliyeti olmayan
bir TEBESSÜMSÜN sonucuydu.

Tıkandı Baba

Ömür - 4:42 pm Salı, Haziran 13, 2006

  • Hikayeler

Tıkandı Baba!Sultan Mahmut tebdil-i kıyafet dolaşırmış zaman zaman. Yine böyle gezerken bir kahvehaneye girmiş oturmuş. Herkes bir şeyler istiyor.

“Tıkandı Baba, çay getir!..”

“Tıkandı Baba, kahve getir!..”

Bu durum Sultan Mahmut’un dikkatini çekmiş.

- Hele baba anlat bakalım, nedir bu Tıkandı Baba meselesi?

- Uzun mesele evlat, demiş Tıkandı Baba. (Devamı …)

Nalıncı Baba

Ömür - 5:21 pm Pazartesi, Haziran 12, 2006

  • Hikayeler

Sultan Murat Han o gün bir tuhaftır. Telaşlı görünür. Sanki bir şeyler söylemek ister sonra vazgeçer. Neşeli deseniz değil, üzüntülü deseniz hiç değil.
(Devamı …)